ÖZEL HABER - Abdullah AKYOL
Kentin farklı noktalarında mikrofon uzatılan yurttaşların büyük çoğunluğu, açıklanan rakamın artan hayat pahalılığı karşısında yetersiz olduğunu dile getirdi.
Yurttaşlar, asgari ücret açıklandıktan sonra değil, daha açıklanmadan temel tüketim ürünlerine zam yapıldığını ifade etti.
Market fiyatlarının hızla arttığını belirten bir yurttaş, “28 bin oldu ama iki gün sonra her şeye zam geldi. Sonuç yine aynı hesaba geliyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“KİRA, GIDA, FATURA DERKEN PARA YETMİYOR”
Röportajlara katılan birçok yurttaş, en büyük yükün kira ve temel gıda giderleri olduğunu söyledi. Kiraların 15-20 bin liraya dayandığını ifade eden yurttaşlar, “Bir ev kirası neredeyse asgari ücretin yarısı. Çocuk varsa, okul masrafı varsa bu parayla geçinmek imkansız” dedi.
“ASGARİ ÜCRET EN AZ 35-40 BİN OLMALIYDI”
Görüş bildiren yurttaşların büyük bölümü, asgari ücretin en az 35 ila 40 bin lira olması gerektiğini savundu. Bazı yurttaşlar ise, “40 bin bile olsa ertesi gün zamlar başlar. Sorun sadece ücret değil, denetimsizlik” diyerek fiyat artışlarına dikkat çekti.

“EMEKLİYİ VE ASGARİ ÜCRETLİYİ DÜŞÜNEMİYORUZ”
Röportajlarda emeklilerin durumuna da sıkça vurgu yapıldı. Bir yurttaş, “Asgari ücretli zor geçiniyor, 16-17 bin lira alan emekliyi düşünemiyoruz bile. Allah yardım etsin” ifadelerini kullandı.
AZ SAYIDA YURTTAŞ “YETERLİ” BULDU
Az sayıda yurttaş ise ücret artışını “makul” bulduğunu söyledi. Bu görüşü savunanlar, yılda bir kez zam yapılmasının ve işverenlerin durumunun da hesaba katılması gerektiğini ifade etti. Ancak bu görüş, genel kanaatin gerisinde kaldı.

ORTAK TALEP: DENETİM VE ALIM GÜCÜ
Röportajların ortak noktasını ise denetimsizlik ve alım gücünün düşmesi oluşturdu. Yurttaşlar, ücret artışlarının fiyatlara anında yansıdığını, bu nedenle gerçek bir rahatlama yaşanmadığını belirtti.
Diyarbakır’da yapılan sokak röportajları, yeni asgari ücretin kentte geniş bir kesim tarafından yetersiz bulunduğunu ve geçim sıkıntısının her geçen gün daha da derinleştiğini bir kez daha ortaya koydu.





