Narin Güran cinayetinin üzerinden geçen iki yılın ardından, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, dava sürecindeki hukuki boşlukların ve teknik şüphelerin aydınlatılması için Meclis'e resmi başvuruda bulundu.
Türkiye'nin hafızasına kazınan Narin Güran cinayeti, aradan geçen zamana rağmen hukuki tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, davanın seyri boyunca kamuoyunda oluşan soru işaretlerini TBMM gündemine taşıdı. Çelenk, hazırladığı araştırma önergesiyle, yargılama sürecindeki çelişkilerin ve delil toplama yöntemlerindeki hataların detaylıca incelenmesi gerektiğini savundu.
Cezai orantısızlık vicdanları zedeliyor
Önergenin en can alıcı noktalarından birini, sanıklar arasında kurulan ceza dengesizliği oluşturuyor. Aile üyelerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, cesedin taşınması sürecinde doğrudan rolü bulunan Nevzat Bahtiyar'ın aldığı cezalar arasındaki makas, adaletin tecellisine dair kuşkuları artırıyor. Çelenk, doğrudan delillerle desteklenmeyen mahkûmiyet kararları ile suçun maddi faili olduğu anlaşılan kişi arasındaki bu ceza farkının, hukuk sisteminin güvenilirliğini zedelediğini ifade ediyor.
Teknik raporların güvenilirliği tartışma masasında
Dava dosyasında yer alan bilirkişi raporları, önergenin en teknik ve eleştirel bölümünü oluşturuyor. Özellikle Ulusal Kriminal Büro tarafından sunulan görüntü analizlerinin, saha doğrulaması yapılmadan ve düşük çözünürlüklü veriler üzerinden hazırlandığına dikkat çekiliyor. Çelenk, baz istasyonu verileriyle kişilerin metre bazlı konumlandırılmasının bilimsel olarak mümkün olmadığını belirterek, bu tür "zorlama" teknik analizlerin gelecekte emsal teşkil ederek ciddi hak ihlallerine kapı aralayabileceği uyarısında bulunuyor.
Karşı oy yazısı davanın röntgenini çekiyor
İstinaf sürecinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı tarafından düşülen karşı oy şerhi, davanın hukuki zayıflıklarını gözler önüne seriyor. Önergede, bu şerhte yer alan "eksik inceleme" ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin göz ardı edildiği yönündeki tespitlerin, Meclis araştırmasının neden zorunlu olduğunu kanıtlar nitelikte olduğu vurgulanıyor.
Delillere erişim hakkı engelleniyor mu?
Dava sürecindeki bir diğer tıkanıklık ise müşteki tarafın delillere ulaşma taleplerinin reddedilmesi. Otopsi kayıtlarının, özel hayatın gizliliği gerekçesiyle avukatlarla paylaşılmaması, savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki eleştirileri beraberinde getiriyor. Çelenk, şeffaf bir yargılama için bu tür kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini savunuyor.
Adalet arayışı Meclis çatısı altında sürecek
Sevilay Çelenk, Adalet Bakanlığı'nın "faili meçhul bırakmama" taahhüdünü hatırlatarak, Narin Güran davasının sadece bir ailenin değil, toplumsal adalet duygusunun bir sınavı olduğunu belirtti. Kurulması talep edilen Meclis Araştırma Komisyonu'nun, davanın tüm karanlık noktalarını aydınlatması ve adaletin yerini bulması için kritik bir adım olacağı değerlendiriliyor. Önergenin genel kurulda alacağı tavır, davanın geleceği açısından belirleyici olacak.