Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde 2015 yılında kaybolan ve 10 yıl sonra bir mağarada cesedi bulunan Gülizar Bingöl'ün ölümüne ilişkin davada, tutuklu sanık Mehmet Biroğlu'nun eski eşi Fatma A. tanık olarak dinlendi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025 yılında eski kayıp dosyalarını yeniden incelemeye almasıyla birlikte, 2015 yılında kimliği belirlenemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen Gülizar Bingöl'ün cesedi, yapılan DNA incelemeleri ve yüzlendirme çalışmaları sonucunda teşhis edildi. Soruşturma derinleştirildiğinde, Gülizar Bingöl ile akrabası Mehmet Biroğlu arasında kaybolmadan önceki 1,5 aylık süreçte bin 27 kez telefon görüşmesi yapıldığı ve olay yerinden alınan DNA örneklerinin Biroğlu ile eşleştiği ortaya çıktı. Mehmet Biroğlu tutuklanırken, maktulün eşi H.B. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Bilirkişi raporları, Biroğlu'nun telefonunun cesedin bulunduğu mağara ve çevresinde defalarca sinyal verdiğini kanıtladı.

Tanık ifadesi ve şüpheler
Ergani Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında konuşan Fatma A., Gülizar Bingöl'ün kaybolduğu dönemde çevresindeki insanların Mehmet Biroğlu'ndan şüphelendiğini belirtti. Fatma A., "Gülizar akrabamız olduğu için ara ara evimize gelirdi. Mehmet ile aralarında bir şakalaşma olmuştu, ben kendilerini uyardım. Kaybolduğunu öğrendiğimde Mehmet'i aramadım çünkü zaten çevremdeki herkes Gülizar'ın Mehmet tarafından kaçırıldığından şüpheleniyordu" dedi. Sanık Mehmet Biroğlu'nun bir dönem eve tabanca getirdiğini ve bunu kendisini korumak amacıyla yaptığını söylediğini aktaran tanık, ikili arasındaki ilişkiyi tam olarak bilmediğini ancak Mehmet'in Gülizar'ı bir kış günü hastaneye götürdüğünü bildiğini ifade etti.

Duruşmada
Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Biroğlu'nun tutukluluk halinin devamına, H.B. hakkındaki adli kontrol kararının ise sürdürülmesine hükmetti. Maktulün oğlu Umut Bingöl, duruşmada adaletin yerini bulmasını istediğini ve şikayetinin devam ettiğini vurguladı. Sanık Mehmet Biroğlu ise kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddederek tahliyesini talep etti. Mahkeme, maktulün 14 yaşındaki oğlunun temsil edilmesi için kayyım atanması sürecinin takip edilmesine karar vererek duruşmayı 5 Kasım tarihine erteledi. Olayın arka planında yer alan telefon sinyal kayıtları ve DNA eşleşmeleri, davanın seyrini belirleyen en önemli deliller arasında yer almaya devam ediyor.





