Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan özel birim, Türkiye genelinde yıllardır tozlu raflarda bekleyen 28 faili meçhul dosyayı teknolojik yöntemlerle aydınlatarak adaleti tecelli ettirdi.
Diyarbakır’da 2016 yılında mera arazisinde cansız bedeni bulunan Mehmet Emin Karaalp’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma, Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın titiz çalışmasıyla çözüme kavuştu. Olay yerinde bulunan sigara izmaritlerinden elde edilen DNA profillerinin şüphelilerle eşleşmesi, yıllardır karanlıkta kalan cinayetin üzerindeki perdeyi kaldırdı.
Geçmişin izleri teknolojiyle birleşti
Bakanlık tarafından 24 Nisan 2026 tarihinde hayata geçirilen özel birim, 75 ilde 638 dosyayı mercek altına aldı. Deneyimli uzmanlardan oluşan ekipler, sadece eski dosya kayıtlarını değil; HTS verileri, baz istasyonu sinyalleri, kamera görüntüleri ve dijital materyalleri günümüzün gelişmiş kriminal teknikleriyle yeniden analiz ediyor. Bu kapsamlı çalışma, 59 ilde 168 maktulün bulunduğu 155 dosyanın yeniden açılmasını sağladı.
Diyarbakır'daki cinayetin çözülmesinde, olay yerinden alınan örneklerin Adli Tıp Kurumu’nda yapılan moleküler genetik incelemeleri kilit rol oynadı. Mera kullanımı kaynaklı bir husumet sonucu işlendiği değerlendirilen olayla ilgili beş kişi tutuklanırken, üç şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.
Kaza denilen olaylar cinayet çıktı
Başkanlığın yürüttüğü çalışmalar, daha önce "kaza" veya "intihar" olarak kapatılan dosyaların aslında birer cinayet olduğunu da gün yüzüne çıkardı. Marmaris’te 2023 yılında hayatını kaybeden Abdullah Uslu’nun ölümü, ilk soruşturmada kaza olarak kayıtlara geçmişti. Ancak yeni incelemeler ve kamera kayıtlarının analizi, olayın bir cinayet olduğunu kanıtladı.
Benzer şekilde, Aydın’da 22 yıllık bir dosya, cezaevinden gelen bir dilekçenin yeniden değerlendirilmesiyle çözüldü. Manisa’da 2010 yılında bulunan bir bebeğin kimliği ise Sağlık Bakanlığı’nın topuk kanı kayıtları sayesinde tespit edilerek faili olan anneye ulaşıldı.
Devletin kararlılık mesajı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen soruşturmaların suç ve suçluyla mücadeledeki kararlılığın bir göstergesi olduğunu vurguladı. Bakan Gürlek, "20-25 yıl önce işlenmiş cinayetlerin hesabını sormak devletin en büyük görevidir. Hiçbir faili meçhul karanlıkta kalmayacak" diyerek, devam eden dosyalar için de adaletin er ya da geç yerini bulacağını belirtti.
Şu ana kadar 79 şüphelinin tutuklandığı operasyonlar kapsamında; Aynur Kanbur, Erkan Erkara ve Şeref Kocabıyık gibi isimlerin dosyaları da aydınlatıldı. Kamuoyunun yakından takip ettiği Rojin Kabaiş, Gülistan Doku ve Çağla Tuğaltay gibi isimlere dair soruşturma süreçleri ise büyük bir titizlikle devam ediyor.