Diyarbakır’ın yüzyıllara uzanan mutfak kültürünün önemli lezzetlerinden reyhan şerbeti, Gastronomi Günleri kapsamında düzenlenen atölyede yeniden ele alındı. Atölyeye katılan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Emin Ay, bir yemeğin ve lezzetin yalnızca damak tadından ibaret olmadığını belirterek, “Mutfak da aynı zamanda tarihi bir hafızadır” dedi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde düzenlenen Gastronomi Günleri, Cemilpaşa Konağı’ndaki Reyhan Şerbeti Atölyesi ile sona erdi. 19 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında kentin tarihi ve kültürel mekânlarında gerçekleştirilen etkinliklerde fermantasyon, ekşi maya, atıksız mutfak ve yöresel şerbetler gibi farklı başlıklar ele alındı.
Reyhan şerbetinin püf noktaları anlatıldı
Son etkinlikte katılımcılara reyhan şerbetinin hazırlanış aşamaları, kullanılan yöntemler ve dikkat edilmesi gereken püf noktaları aktarıldı.
Atölyeye Eşbaşkan Emin Ay’ın yanı sıra Genel Sekreter Yardımcısı Muhabbet Erdoğmuş, meclis üyeleri, ilgili daire başkanları ve çok sayıda davetli katıldı. Program, dengbej dinletisi ve yöresel ürünlerin tadımıyla tamamlandı.

“Her yemeğin bir hafızası var”
Atölyede konuşan Emin Ay, kültürün yalnızca sanat veya edebiyatla sınırlı olmadığını, yemeklerden hikâyelere ve oyunlara kadar toplumun geçmişten bugüne taşıdığı tüm unsurların kültürün parçası olduğunu söyledi.
Her yemeğin bir hafızası ve birikimi bulunduğunu belirten Ay, geçmişten gelen bir yemeğin unutulmasının toplumun tarihinden bir parçanın kaybolması anlamına geleceğini ifade etti.
Ay, Diyarbakır’ın kültürel değerlerinin yaşatılması gerektiğini vurgulayarak, unutulmaya yüz tutan kültürel unsurların yeniden ortaya çıkarılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.
“Reyhan şerbeti Amed’i hatırlatıyor”
Reyhan şerbetinin Diyarbakır’ın kendine özgü kültürel simgelerinden biri olduğunu ifade eden Ay, bu tür lezzetlerin kentin tarihiyle kurulan bağı güçlendirdiğini söyledi.
Ay, reyhan şerbetinin yalnızca bir içecek olmadığını, Diyarbakır’ın özgünlüğünü, tarihini ve kültürünü hatırlatan bir değer olduğunu belirterek, gastronomi çalışmalarının bu mirasın yaşatılmasına katkı sunduğunu dile getirdi.