28 Ekim 2026, Çarşamba
Diyarbakır
Kapalı
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Amed TV | Diyarbakır | Diyarbakır'da kendisini vuran komşusu tahliye edilen Rojda Obaşı: Yalnız bırakılmak istemiyorum

Diyarbakır'da kendisini vuran komşusu tahliye edilen Rojda Obaşı: Yalnız bırakılmak istemiyorum

İki bacağından vurulan, evine 16 el ateş edilen Rojda Odabaşı, olayın yalnızca "silahla kasten yaralama" olarak değerlendirilmesine tepki gösteriyor. Odabaşı, adil bir yargılama ve can güvenliğinin sağlanması talebiyle 8 Nisan 2027'de görülecek duruşmaya herkesi dayanışmaya çağırıyor.

İki bacağından vurulan, evine 16 el ateş edilen Rojda Odabaşı, olayın yalnızca "silahla kasten yaralama" olarak değerlendirilmesine tepki gösteriyor. Odabaşı, adil bir yargılama ve can güvenliğinin sağlanması talebiyle 8 Nisan 2027'de görülecek duruşmaya herkesi dayanışmaya çağırıyor.

Diyarbakır'da kendisini vuran komşusu tahliye edilen Rojda Obaşı: Yalnız bırakılmak istemiyorum
KAYNAK: Mezopotamya Ajansı

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde Bağcılar Mahallesi'nde 22 Ağustos tarihinde Rojda Odabaşı'nın komşusu Mazlum Çelebi tarafından pompalı tüfekle yaralanmasının ardından başlatılan hukuki süreçte gelişmeler yaşandı. Çelebi hakkında silahla kasten yaralama ve mala zarar verme suçlamalarıyla iddianame hazırlandı. Diyarbakır 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi, 60 günlük tutukluluğun ardından 23 Ekim'de Çelebi'nin tahliye edilmesine karar verdi.

Duruşmanın Tarihi Belirlendi

Dava süreci devam ederken, olayın ardından Rojda Odabaşı'nın yaşadığı travma derinleşiyor. İlk duruşmanın 8 Nisan 2027'de görüleceği öğrenildi. Rojda Odabaşı, tahliye kararını takiben, avukatı aracılığıyla mahkemeye itirazda bulundu. Ayrıca, failin kendisine karşı koruma talebinde bulunmak üzere Bağlar İlçe Merkez Karakolu'na da başvuruda bulundu. Bu durum, olayın kurbanı olan Odabaşı için yalnızca hukuki bir süreç olmaktan çıkıp, aynı zamanda yaşam hakkı ve güvenliğini koruma mücadelesine dönüşmüş durumda.

Kaygılar ve Güvenlik Endişeleri

Rojda Odabaşı, kendilerine yönelik düzenlenen saldırının ardından yaşadığı kaygıyı dile getirerek, failin serbest kalmasıyla büyük bir korku yaşamaya başladığını ifade etti. En güvende olması gereken mekanında, yaşamı için bir mücadelenin içerisinde olduğunu belirten Odabaşı, "Şimdi hem bu travma hem de yeniden saldırıya uğrama korkusuyla hayatta kalmaya çalışıyorum," dedi. Bu süreçte kendisini nasıl koruyacağına dair endişeleri, yaşamını zorla sürdürebilmesine katkı sağlamıyor. Odabaşı, yaşadığı tüm bu olayların sadece bir yargı süreci değil, aynı zamanda kişisel güvenliğinin de derin bir tehditle karşı karşıya olduğunu gözler önüne seriyor.

Adalet Arayışı ve Destek Talebi

Odabaşı, tahliye kararının kendisini derinden sarstığını ve bu durumun ona verdiği endişelerin yanı sıra, adalet arayışında da etkili olduğuna işaret etti. "Yargıya güvenmek istiyorum; fakat evimde bir saldırıya uğramışken, beni vuran kişinin serbest kalması karşısında kendimi nasıl güvende hissedebilirim?" şeklinde konuştu. Geleceğe dair belirsizlik, onun için adaletsizlik hissiyatını artırıyor. Ayrıca, yalnızca yaşanan olayın tek bir yönünün değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu, yaşadığı saldırının tüm yönlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Bir insanın evine silahla girip ateş açmasının, sadece bir yaralama olayı şeklinde ele alınmasını anlamanın zor olduğunu belirtti.

Baskı ve Dayanışma Çağrısı

Rojda Odabaşı, duruşmanın toplumsal bir mesele olduğunu vurgulayarak "Çünkü bir kadının kendi evinde silahla vurulması, ardından failin serbest bırakılması, toplumun her kesimini ilgilendiriyor," dedi. Bu durumun, başka kadınların da benzer bir şiddetle karşılaşmasının önünü açabileceğini düşünüyor. "Kadınlar, şiddet karşısında yalnız bırakılmamalı," diyerek dayanışmanın ne denli önemli olduğunu ortaya koydu. Odabaşı, 8 Nisan'daki duruşmanın yalnızca kendi davasının değil, kadınların yaşam hakkı, güvenliği ve adalet talebinin de gözetileceği bir gün olacağını belirtti. Bu nedenle kamuoyunu da duruşmayı takip etmeye çağırdı.

Sonuna Kadar Mücadele Edecek

Son olarak, yaşadığı olayın unutulmasına ve hukuki sürecin sıradan bir mesele olarak değerlendirilmesine karşı çıktığını ifade eden Rojda Odabaşı, "Benim hikayem sadece benim değil. Bu, tüm kadınların mücadelesidir," diyerek, kadınların dayanışmasının önemine dikkat çekti. Yaşadığı olayları ve süreci avukatı vasıtasıyla takip edeceğini, yaşadığı travmayı ve hak arayışını sürdürmeye kararlı olduğunu dile getirerek, "Hiçbir kadın, yaşam hakkının korunması için daha ağır şeyler yaşamak zorunda kalmamalı," dedi. Kadın örgütlerinin, hukukçuların ve kamuoyunun desteğinin kendisine güç vereceğini vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız