Diyarbakır'da düzenlenen dev mitingde bir araya gelen binlerce kişi, çözüm sürecine dair beklentilerini net ifadelerle dile getirerek, kısmi düzenlemeler yerine herkesi içine alan gerçek bir özgürlük ortamı talep etti.
Diyarbakır, son yılların en yoğun katılımlı mitinglerinden birine sahne oldu. Şehrin dört bir yanından gelen yurttaşlar, Türkiye’nin demokratik geleceğinin anahtarının Kürt meselesinin çözümünde yattığını belirterek, barışın tek seçenek olduğu mesajını verdi. Miting alanında öne çıkan temel gündem ise Meclis'e gelmesi beklenen yasal düzenlemelerin kapsamı oldu.
Kulislerde konuşulan ve sürecin belirli isimleri dışarıda bırakacağına dair iddialar, alandaki vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılandı. Katılımcılar, barışın ancak tüm tarafların dahil edildiği, şeffaf ve kapsayıcı bir yaklaşımla inşa edilebileceğini savundu.
Sürecin kapsamı genişletilmeden çözüm olmaz
Mitinge katılan yurttaşlar, Abdullah Öcalan ve yönetici kadronun süreç dışında tutulmasının çözüm getirmeyeceğini vurguladı. Bir vatandaş, "Buradaki devasa kalabalık, sadece bir çağrıya yanıt vermek için değil, aynı zamanda fiziki özgürlük talebini haykırmak için bir araya geldi. Tek taraflı yürütülen bir sürecin toplumsal karşılığı olamaz" ifadelerini kullandı.
Annelerin barış çığlığı: Evlatlarımızı geri istiyoruz
Barış talebini en yüksek sesle dile getiren anneler, cezaevindeki siyasetçilerin durumuna dikkat çekerek duygusal bir çağrıda bulundu. Bir anne, "Ne askerin ne polisin ne de gerillanın ölmesini istiyoruz. Hepsi bu toprakların evladı. Selahattin Demirtaş başta olmak üzere tüm siyasetçilerin özgürlüğüne kavuşmasını, cezaevlerinin boşalmasını bekliyoruz. Artık bu topraklara huzur gelsin" dedi.
Hukuk devleti ve gerçek demokrasi beklentisi
Sürecin teknik boyutuna değinen katılımcılar, Türkiye'de gerçek bir hukuk devleti inşa edilmeden kalıcı barışın sağlanamayacağını belirtti. "Oyalayıcı bir düzenleme değil, herkesi kapsayan gerçek bir adalet arıyoruz" diyen yurttaşlar, operasyonlarla gölgelenen bir sürecin sabote edilme riski taşıdığına dikkat çekti. Demokratik kurumların ve muhalefetin sürece dahil edilmesinin şart olduğu vurgulandı.
50 yıllık mücadeleye nihai çözüm çağrısı
Yarım asırdır süren çatışmalı ortamın yarattığı derin travmalara işaret eden bir başka katılımcı ise sürecin yavaş ilerlemesinden duyduğu endişeyi paylaştı. Kayıp yakınlarının acısına vurgu yapan vatandaş, "Çocuğumun bir mezarı olsun istiyorum. Artık net adımlar atılsın; dilimiz, kültürümüz tanınsın ve sürgündeki insanlarımız yuvasına dönsün. Bizler, gecikmiş bir adaletin artık tecelli etmesini bekliyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.