Türk edebiyatının unutulmaz isimlerinden Cahit Sıtkı Tarancı, vefatının 70’inci yıl dönümünde doğup büyüdüğü Diyarbakır’da düzenlenen özel bir programla anıldı. Diyarbakır Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen bu anlamlı buluşma, şairin hatıralarının yaşadığı Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Evi ve Etnografya Müzesi’nde yapıldı. Şairin edebiyat dünyasındaki derin izleri ve ölümsüz şiirleri, katılımcılar tarafından bir kez daha hatırlanarak yad edildi.

Anma programına yoğun katılım sağlandı
Diyarbakır Kültür Yolu Festivali çatısı altında organize edilen anma programı, Dicle Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nün yürütücülüğünde ve Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün iş birliğiyle hayata geçirildi. Etkinliğe Kültür ve Turizm İl Müdürü İrfan Tekin, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat ve İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zuhal Akmeşe katıldı. Ayrıca Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Prof. Dr. Yakup Çelik, çok sayıda akademisyen ve basın mensubu da şairi anmak için bir araya geldi.

Şairin evinde duygusal anlar yaşandı
Kültür ve Turizm İl Müdürü İrfan Tekin, programın şairin kendi evinde, yani ilk anılarını biriktirdiği mekânda yapılmasının büyük bir anlam taşıdığını vurguladı. Tarancı’nın şiirlerinde daima insanı, yaşama sevincini, özlemi ve yalnızlığı işlediğini belirten Tekin, şairin dizelerinin aradan geçen 70 yıla rağmen güncelliğini koruduğunu ifade etti. Tekin, Tarancı’nın şiirlerinin insanlara hayatın geçiciliğini ve her anın kıymetini hatırlattığını dile getirdi. Şehirleri değerli kılan unsurların sadece yapılar olmadığını, o topraklarda yaşamış ve iz bırakmış şahsiyetlerin kültürel hafızayı oluşturduğunu söyleyen Tekin, bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmanın bir görev olduğunu belirtti. Cahit Sıtkı Tarancı’nın Diyarbakır’ın kültürel mirası için taşıdığı önemin altı çizilirken, katılımcılar şairin eserleri üzerine derinlemesine bir değerlendirme yapma fırsatı buldu. Etkinlik, şairin edebiyatımıza kattığı değerlerin bir kez daha takdirle anılmasıyla sona erdi.



