Diyarbakır Barosu, silahlı çatışma süreci, barış ve toplumsal entegrasyon konularına ilişkin kapsamlı hukuki değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklama, Baro Başkan Yardımcısı tarafından okundu.

Baro açıklamasında, Türkiye’de uzun yıllardır süren silahlı çatışmaların yaşam hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerde ağır ihlallere yol açtığı belirtildi. Özellikle 2013–2015 çözüm süreci sonrası güvenlik politikalarının şiddet döngüsünü derinleştirdiği ifade edildi.

MECLİS ÇALIŞMALARI VE YENİ SÜREÇ VURGUSU

Baro, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında siyasi partiler ve sivil toplumla temasların, yeni bir siyasal ve toplumsal sürecin işareti olabileceğini belirtti. Kalıcı barış için silahlı çatışmanın sona ermesini hukuki güvence altına alacak özel bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğu kaydedildi.

ULUSLARARASI DDR MODELLERİ VE ENTEGRASYON SÜRECİ

Açıklamada uluslararası örnekler incelenerek silahsızlanma, terhis ve yeniden entegrasyonu kapsayan DDR modellerine dikkat çekildi. Barış süreçlerinin sadece silah bırakma ile sınırlı kalmaması, hukuki güvence, demokratik katılım ve toplumsal bütünleşmenin birlikte sağlanması gerektiği vurgulandı.

ÖRGÜT ÜYELERİ VE HUKUKİ ÇERÇEVE TARTIŞMASI

Baro, hazırlanacak yasal düzenlemede silah bırakan örgüt üyelerinin hukuki durumunun açık şekilde tanımlanması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda PKK üyeleri ve bağlantılı yargı süreçleri bulunan kişiler için hukuki çerçevenin net olması gerektiği ifade edildi.

AF DEĞİL, ÖZEL HUKUK MODELİ ÖNERİSİ

Baro, düzenlemenin klasik af niteliğinde olmaması gerektiğini, barış sürecine özgü istisnai bir hukuk modeli olarak tasarlanması gerektiğini belirtti. Ayrıca:

• Demokratik katılımın güçlendirilmesi

• Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması

• Kadınlar ve gençlere yönelik özel mekanizmalar kurulması

• Uluslararası insan hakları standartlarına uyum gibi başlıkların önemine dikkat çekildi.

Baro, hazırlanan raporun ilgili komisyonlara sunulduğunu belirterek kapsayıcı, şeffaf ve insan hakları temelli bir entegrasyon sürecinin ülkenin geleceği açısından kritik olduğunu vurguladı.

Kaynak: Haber Merkezi