İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında yaptığı konuşmada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik sert eleştirilerde bulundu. Konuşmasında milliyetçilik tartışmaları, siyasi söylem farklılıkları ve ittifak ilişkilerine değinen Dervişoğlu, siyasi duruşunu vurgulayan açıklamalar yaptı.
Dervişoğlu, Bahçeli’yi eleştirerek “Benim milliyetçilik dersine ihtiyacım yok. Milliyetçiliğimin zekatını versem, Sana 40 Ramazan yeter. Sen benim dava arkadaşım değilsin. Sen Abdullah Öcalan’ın dava arkadaşısın. Bunun hesabını da bize değil; milliyetçi, ülkücü camiaya vermek zorundasın” dedi.
MİLLİYETÇİLİK TARTIŞMALARI ÜZERİNDEN ELEŞTİRİLER
Konuşmasında milliyetçilik kavramı üzerinden yürütülen siyasi tartışmalara değinen Dervişoğlu, bazı siyasi aktörlerin geçmişte yaşanan olay ve hatıraları siyasi söylemlerinde kullandığını ifade etti. Bu bağlamda, milliyetçilik üzerinden yapılan siyasi eleştirilere karşı çıktığını belirtti.
Bu kapsamda Dervişoğlu, “Şimdi çıkmış, bize milliyetçilik dersi vermeye kalkışıyorlar. Bize ait anılardan kurulmuş cümlelerle nutuk irat ediyorlar. O hatıralar bizim beyler bizim” dedi.
DEVLET POLİTİKALARI VE TERÖRLE MÜCADELE ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER
Dervişoğlu, konuşmasında devletin temel değerleri ve terörle mücadele politikaları konusunda eleştiriler yöneltti. Siyasi kararların Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bu çerçevede “Neyin milliyetçiliğini anlatıyorsunuz?” sorusunu gündeme getiren Dervişoğlu, “Ben sizin söylediklerinize değil, yaptıklarınıza bakıyorum” diyerek şu ifadeleri kullandı:
“Yaptığınız çağrılarla Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tartışılmazlarını, tartışma masasına yatırıp, tartışılır hale getirdiniz. İmralı canisinden, ulakları vasıtasıyla gelen mesajın her cümlesinin altına imzanızı attınız. Meclisi bir hainin ayağına yönlendirerek, devletle terör örgütünü eşitlediniz. Binlerce evladımızın katili alçağa, umut hakkı adı altında özgürlük vaat etmeye devam ediyorsunuz. Şimdi soruyorum. Siz neyin milliyetçiliğini anlatıyorsunuz? Anlatıyorsunuz da anlatırken utanmıyor musunuz?”
MİLLİYETÇİLİK SÖYLEMİ ÜZERİNDEN SİYASİ MESAJLAR
Dervişoğlu, milliyetçilik anlayışı konusunda eleştirilere ihtiyaç duymadığını ifade ederek siyasi duruşunu vurguladı. Ayrıca mevcut siyasi uygulamaların milliyetçi kesimler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu savundu.
Bu kapsamda şu ifadeleri kullandı:
“Ben milliyetçiliğimin zekatını versem, Sana 40 Ramazan yeter. Hem bana sorma, ortağınıza bir sorun bakalım: Ayağının altına aldığını söylediği milliyetçilik üzerinden ayağını kaldırmış mı? Üzülerek, utanarak söylüyorum: Sadece kendisini değil, Türk milliyetçilerini de icraatları ile güvenilmez yapmıştır bu beyefendi. Türk Milliyetçiliği üzerine kara bir gölge gibi düşmüştür”
MERKEZ SİYASET VE GELECEK VİZYONU
Konuşmasında partinin siyasi hedeflerine de değinen Dervişoğlu, merkez siyaseti güçlendirme hedefi taşıdıklarını belirtti. Ekonomik refah, toplumsal paylaşım ve ülke değerlerinin korunması konularına vurgu yaptı.
Bu çerçevede şu ifadeleri kullandı:
“Belli ki, merkez siyaset söylemimizden de ziyadesiyle rahatsızlık duyuyor. Evet, çıktığımız yoldan dönmeyeceğiz. Sizin yok etmek için büyük bir çaba sarf ettiğiniz siyasetin merkezini; Allah’ın izni, teşkilatımız ve kadrolarımızla yeniden inşa edeceğiz. Sizin gibi başka şeylerin derdinde değiliz. Biz, ekmeği büyütmenin, o ekmeği pay etmenin derdindeyiz. O ekmeğe el sürdürmeyeceğiz! Bu ülkeyi size kurban etmeyeceğiz. Bu bayrağı size kirlettirmeyeceğiz!”
SİYASİ İTTİFAKLAR VE “DAVA ARKADAŞLIĞI” TARTIŞMASI
Konuşmasının sonunda siyasi ittifak ilişkileri ve “dava arkadaşlığı” kavramı üzerinden eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, siyasi ayrışmayı net ifadelerle ortaya koydu.
Bu bölümde şu ifadeleri kullandı:
“Dava arkadaşı edebiyatının da sonu gelmiştir. Sen benim dava arkadaşım değilsin. Sen Abdullah Öcalan’ın dava arkadaşısın. Bunun hesabını da bize değil; milliyetçi, ülkücü camiaya vermek zorundasın. Benim dava arkadaşlarım işte burada, senin dava arkadaşların da İmralı’da yatıyor”