TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kurumların 2026 yılı bütçe görüşmeleri devam ederken, toplantıya “Terörsüz Türkiye” sürecine dair yapılan değerlendirmeler damga vurdu. DEM Parti Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, sürecin yalnızca dil ve yöntem değişikliğiyle değil, aynı zamanda adalet, hukuk ve demokrasi ekseninde ilerletilmesi gerektiğini söyledi. Doğan, sürecin hiçbir siyasi partinin kendi güç alanını pekiştireceği bir mekanizmaya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Doğan, Türkiye’nin uzun yıllardır benzer tartışmalarla vakit kaybettiğini, bugün gelinen noktada yeni bir siyasal dile, yeni bir yönteme ve bu anlayışın uygulamalarda görünür olmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti. Bu anlayışın bütçeye yansıması gerektiğini belirten Doğan, demokratikleşme ile ekonomik denge arasında daha adil bir ilişki kurulabileceğini dile getirdi. Türkiye’nin çeşitli dönemlerde bu konularda çaba harcadığını ancak her defasında yeniden aynı noktaya dönüldüğünü söyleyen Doğan, “Türkiye neden hâlâ aynı yerde patinaj yapıyor?” sorusunun karşılık bulması gerektiğini belirtti.

"AYNI SORUMLULUĞU KENDİLERİ DE GÖSTERMELİ"

Ayşegül Doğan konuşmasında KDP Başkanı Mesut Barzani’nin Cizre’ye yaptığı ziyarete de değindi. Ziyaretin Şırnak Valiliği, Şırnak Kaymakamlığı ve Şırnak Üniversitesi tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Melaye Ciziri Sempozyumu kapsamında gerçekleştiğini hatırlatan Doğan, programda Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Gülşen Orhan ile İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu’nun da yer aldığını söyledi. Doğan, Cizre’de DEM Parti’nin çok yüksek oy oranlarına sahip olduğuna ve Şırnak genelinde birinci parti olduklarına dikkat çekerek, böyle önemli bir organizasyonda kendilerinin ve belediye eş başkanlarının yok sayılmaya çalışıldığını ifade etti. Barzani’nin Cizre ziyaretinin hem süreç açısından hem de tarihsel olarak büyük bir anlam taşıdığını belirten Doğan, “Bize dil uyarısında bulunanlar aynı sorumluluğu kendileri de göstermeli” dedi.

"HUHUK ELİYLE DARBE"

Toplantıda söz alan CHP Komisyon Sözcüsü Veli Ağbaba ise Türkiye’de hukukun uygulanma biçimine yönelik eleştirilerde bulundu. Ağbaba, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmamasını “hukuk eliyle darbe” olarak niteledi. CHP’li belediye başkanları ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik soruşturmalara değinen Ağbaba, Türkiye’de hukukun seçici biçimde işletildiğini öne sürdü. TRT’nin yayın politikalarına da tepki gösteren Ağbaba, İmamoğlu iddianamesiyle ilgili haberlerin gün boyu ekrana taşınmasını eleştirerek, bunun yargı sürecini manipüle eden bir yaklaşım olduğunu savundu.

BÜTÇEYE ELEŞTİRİ

Ağbaba, Cumhurbaşkanlığı bütçesiyle ilgili eleştirilerini de sıraladı. 2026 yılı için Cumhurbaşkanlığı’na ayrılan ödeneğin 21 milyar 286 milyon lira olduğunu, bunun geçen yıla göre yüzde 25’in üzerinde bir artış anlamına geldiğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılının ilk on ayında 12,3 milyar lira harcadığını söyleyen Ağbaba, harcama temposunu dakikalara indirerek eleştirilerini sürdürdü. En düşük emekli maaşı ve asgari ücretle kıyaslamalar yapan Ağbaba, Cumhurbaşkanlığı koruma harcamalarındaki artışa da dikkat çekti. Bu harcamaların yıllar içinde katlanarak büyüdüğünü ifade eden Ağbaba, yalnızca 2026 yılı için koruma giderlerinin 3 milyar 897 milyon liraya ulaşacağını belirtti.

Komisyondaki görüşmelere “Terörsüz Türkiye” sürecinin nasıl yürütülmesi gerektiği yönündeki tartışmalar damga vururken, DEM Parti ve CHP temsilcileri hem yöntem hem hukuk hem de bütçe politikaları üzerinden hükümete eleştirilerini iletti.

Kaynak: ANKA