Recep Tayyip Erdoğan, yurt dışı temaslarının ardından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etiyopya ziyaretinden dönüşte uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan; güvenlik politikaları, bölgesel gelişmeler, iç siyaset ve anayasa çalışmaları hakkında açıklamalar yaptı.

GÜVENLİK POLİTİKALARI VE “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” HEDEFİ

Erdoğan, güvenlik politikalarında kararlı ve planlı şekilde ilerlediklerini belirterek sürecin hem güvenlik hem hukuki hem de toplumsal boyutlarıyla ele alındığını ifade etti. Bölgesel gelişmelerin, özellikle Suriye sahasındaki gelişmelerin sürece etkisinin yakından takip edildiğini aktardı.

DIŞ POLİTİKA VE GÜVENLİK GÜNDEMİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

Recep Tayyip Erdoğan, yurt dışı temaslarının ardından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etiyopya ziyaretinden dönüşte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan; güvenlik politikaları, bölgesel gelişmeler, iç siyaset ve anayasa çalışmaları hakkında açıklamalar yaptı.

GÜVENLİK POLİTİKALARI VE “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” HEDEFİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik politikalarında planlı ve kararlı bir ilerleme yürütüldüğünü belirterek sürecin yalnızca güvenlik değil hukuki ve toplumsal yönleriyle de ele alındığını ifade etti. Bölgesel gelişmelerin, özellikle Suriye sahasındaki gelişmelerin yakından takip edildiğini vurguladı.

“Gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır” dedi.

İRAN–ABD GERİLİMİ VE DİPLOMASİ VURGUSU

Bölgesel gerilimlere ilişkin değerlendirmelerde Erdoğan, İran ile ABD arasındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin iki ülke ile de diplomatik temaslarını sürdürdüğünü ifade etti. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmeler yaptığını aktardı.

“İran ile ABD arasındaki sorunlar, diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz.”

GAZZE GÜNDEMİ VE BARIŞ GİRİŞİMLERİ

Erdoğan, Gazze için planlanan barış girişimlerine destek verdiklerini ve sürecin kalıcı ateşkes ile insani yardımların kesintisiz ulaştırılması açısından önemli olduğunu ifade etti. Türkiye’yi toplantıda Hakan Fidan’ın temsil edeceğini söyledi.

“Gazze Barış Kurulu'nun Gazze'de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze'deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç; ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze'ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu'nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir.”

ANAYASA ÇALIŞMALARI VE SİYASİ GÜNDEM

Erdoğan, Eskişehir’e bağlı Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş hakkında yapılan tartışmalara değinerek yeni anayasa çalışmalarının sürdüğünü ancak net bir takvim oluşmadığını söyledi.

“Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi’deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı’ filan diyorlardı ya… Şimdi Zeynep hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi’den otobüslere doldular ve o gün bizim Grup Toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir'de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz.”

ANA MUHALEFET VE İÇ SİYASET DEĞERLENDİRMELERİ

Erdoğan, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi hakkında eleştirilerde bulunarak parti içi tartışmalar ve siyasi söylemlere ilişkin değerlendirmeler yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile ilgili eleştirilerini dile getirirken, önceki dönem CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dönemine de atıfta bulundu.

“Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, Genel Merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda, küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın. Sabırlı olacaksın. Vakti saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Ama CHP'ye de meydanı bırakmayacağız.”

“Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP’yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın Genel Başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz.”

Kaynak: RUDAW