CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Türkiye’de artan yoksulluğun nedenlerinin araştırılması amacıyla TBMM’ye sunduğu araştırma önergesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Durmaz, TÜİK’in 2025 verilerine göre göreli yoksulluk oranının yüzde 13,0 olarak açıklandığını hatırlattı.

ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALAR TÜRKİYE’Yİ ÜST SIRADA GÖSTERİYOR

Durmaz, OECD ülkelerinde göreli yoksulluk oranının ortalama yüzde 11 seviyesinde olduğunu, birçok Avrupa ülkesinde ise bu oranın yüzde 5-7 aralığına kadar düştüğünü belirtti. Bu verilerin, Türkiye’nin uluslararası karşılaştırmalarda hâlâ yüksek yoksulluk riski taşıyan ülkeler arasında yer aldığını ortaya koyduğunu ifade etti.

AVRUPA BİRLİĞİ İLE FARK BÜYÜYOR

Avrupa Birliği ülkelerinde yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranının ortalama yüzde 16 civarında olduğunu belirten Durmaz, Türkiye’de bu oranın yüzde 27,9 olarak hesaplandığını söyledi.

“Bu tablo, Türkiye’de neredeyse her dört yurttaştan birinin yoksulluk ya da sosyal dışlanma riskiyle yaşadığını göstermektedir” diyen Durmaz, Türkiye ile Avrupa arasındaki makasın her geçen yıl daha da açıldığını dile getirdi.

ÇOCUK YOKSULLUĞU VERİLERİ ENDİŞE VERİCİ

Çocuklara ilişkin verilerin daha da kaygı verici olduğunu vurgulayan Durmaz, 0-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu ifade etti.

“Bu oran, geleceğimiz olan çocukların yoksulluğa mahkûm edildiğini göstermektedir. Çocuk yoksulluğu bir ülkenin geleceğine vurulan en ağır darbedir” değerlendirmesinde bulundu.

ENFLASYON VE HAYAT PAHALILIĞI ETKİSİ

Durmaz, kâğıt üzerinde sınırlı iyileşmeler görülse de yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının yurttaşların yaşam koşullarını ağırlaştırdığını belirtti. Gelir artışlarının alım gücüne yansımadığını ifade eden Durmaz, TÜİK verilerinin bu tabloyu açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

Paylaşılan verilere göre:

• Yüzde 50,5’i bir haftalık tatil masrafını karşılayamıyor,

• Yüzde 35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek tüketemiyor,

• Yüzde 25,1’i beklenmedik bir harcamayı karşılayamıyor,

• Yüzde 19,6’sı evini yeterince ısıtamıyor.

“Bu tablo, yoksulluğun artık yalnızca bir gelir sorunu değil, doğrudan bir yaşam koşulları krizine dönüştüğünü göstermektedir” ifadelerini kullandı.

EĞİTİM DÜZEYİ VE SÜREKLİLİK GÖSTEREN YOKSULLUK

Eğitim seviyesi ile yoksulluk arasındaki ilişkiye de değinen Durmaz, okul bitirmeyen yurttaşlarda yoksulluk oranının yüzde 23,8; yükseköğretim mezunlarında ise yüzde 2,5 olduğunu belirtti. Bu durumun, eğitime erişimdeki eşitsizliklerin yoksulluğu kalıcı hale getirdiğini gösterdiğini ifade etti.

Dört yıllık verilerin yoksulluğun geçici olmadığını ortaya koyduğunu vurgulayan Durmaz, nüfusun yüzde 13,6’sının sürekli yoksul, yüzde 3,9’unun ise dört yıl boyunca yoksulluktan hiç çıkamadığını kaydetti.

TOKAT’TA YOKSULLUK RİSKİ DİKKAT ÇEKİYOR

Tokat’a ilişkin verileri ayrı bir başlık altında değerlendiren Durmaz, TÜİK verilerine göre Samsun, Tokat, Çorum ve Amasya’yı kapsayan bölgede yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki fert oranının 2025 yılında yüzde 26,2 olarak açıklandığını aktardı. Bu oranın, Tokat’ta neredeyse her dört kişiden birinin yoksulluk riskiyle karşı karşıya olduğunu gösterdiğini söyledi.

ÜRETİM POTANSİYELİ VE POLİTİKA ELEŞTİRİSİ

Durmaz, Tokat’ın sahip olduğu üretim potansiyeline rağmen uygulanan politikalar nedeniyle yoksullaştığını savundu. Kentin tarımsal ve hayvansal üretim gücüne dikkat çeken Durmaz, TEKEL Sigara Fabrikası’nın kapatılması ve şeker fabrikasının özelleştirilmesiyle önemli gelir ve istihdam kaynaklarının kaybedildiğini belirtti.

EMEKLİ VE ASGARİ ÜCRETLİNİN YAŞAM KOŞULLARI

Tokat’ta emekliler ve asgari ücretliler açısından yaşamın her geçen gün zorlaştığını vurgulayan Durmaz, artan kira, gıda ve enerji giderlerinin alım gücünü ciddi biçimde düşürdüğünü ifade etti.

“Bugün Tokat’ta emekli pazardan filesini yarım dolduruyor, asgari ücretli ayın ortasını getiremiyor. Bu tablo kader değil, yanlış ekonomi ve tarım politikalarının sonucudur” diyen Durmaz, mevcut tablonun bilinçli politika tercihlerinin sonucu olduğunu söyledi.

“YOKSULLUK KADER DEĞİLDİR” VURGUSU

Açıklamasını “Yoksulluk kader değildir. Bu bir politika tercihidir” sözleriyle tamamlayan Durmaz, doğru politikalarla Tokat’ın yeniden üreten, kazanan ve refahı paylaşan bir kent haline gelebileceğini ifade etti.

Durmaz, araştırma önergesiyle birlikte başta çocuklar olmak üzere kırılgan grupları koruyacak adil gelir politikaları, güçlü sosyal destek mekanizmaları ve enflasyonla etkin mücadele çağrısında bulundu.

Kaynak: BirGün