Bitlis Eren Üniversitesi öğrencileri Remziye Öğrü ve Gülcan Bulut, dört yıl boyunca üzerinde çalıştıkları eserleri tarihi Hazo Hanı'nda sanatseverlerle buluşturdu. Genç sanatçılar, sadece tuvale değil, kendi yaşam öykülerine ve derin toplumsal mesajlara odaklanan bir seçki hazırladı.
HÜZÜN VE HATIRALAR TUVALDE BULUŞUYOR
Remziye Öğrü, iki yıl önce kaybettiği babasının hastalık ve vefat sürecini eserlerine taşıdı. Sergideki en çarpıcı parça, babasının tespihi ve kıyafetlerinin yer aldığı cam fanus oldu. Öğrü, babasına ait eşyaları toprak temasıyla birleştirerek kaybın duygusal ağırlığını ziyaretçilere hissettirmeyi amaçlıyor.
İNSAN BEDENİ VE VAROLUŞ ÜZERİNE
Gülcan Bulut ise eserlerinde 3D yazıcılarla ürettiği uzuvları kullanarak insan vücudunun zamanla değişimi ve yok oluşunu işliyor. Tarihi mekanın geçmişten günümüze taşıdığı insan izleriyle kendi sanatını birleştiren Bulut, bedenin sadece işlevsel değil, bir ifade biçimi olduğunu vurguluyor. İki gün sürecek sergi, sanatın kişisel acıları nasıl evrensel bir dile dönüştürebileceğini gösteriyor.