Bitlis Eren Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri Remziye Öğrü ve Gülcan Bulut, iki yıllık çalışmalarını şehrin kültürel miraslarından Hazo Hanı’nda bir araya getirdi. Sanatın iyileştirici gücünü kullanan gençler, yaşadıkları duyguları ve toplumsal gözlemlerini farklı tekniklerle sanatseverlerin beğenisine sundu.

HÜZÜN VE HATIRALAR SANATA DÖNÜŞTÜ
Resim bölümü öğrencisi Remziye Öğrü, iki yıl önce kaybettiği babasının anısına hazırladığı eserlerle izleyicileri duygulandırdı. Sergideki cam fanusun içinde babasının kıyafetlerini ve tesbihini sergileyen Öğrü, kaybettiği babasının izlerini sanat yoluyla yaşatmak istediğini belirtti. Eserlerin merkezinde babasına dair kişisel hatıralar ve onunla özdeşleşen eşyalar yer alıyor.

BİREYİN VAROLUŞU VE İNSAN UZUVLARI
Gülcan Bulut ise 3D yazıcı teknolojisini kullanarak insan uzuvlarını sanatın merkezine taşıdı. İnsanın bebeklikten yaşlılığa uzanan yolculuğunu ve varoluş sancılarını işleyen Bulut, tarihi mekanın dokusuyla çalışmalarını birleştirdi. Sanatçılar, bu sergiyi hem kişisel bir anlatı alanı hem de Bitlis'in tarihi atmosferini sanatla buluşturan bir köprü olarak kurguladı.





