Bitlis Eren Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bilimsel çalışmalar, bölgenin insanlık tarihi açısından ne kadar kritik bir merkez olduğunu gözler önüne serdi. Arkeologlar, Nemrut Dağı çevresinde gerçekleştirdikleri yüzey araştırmalarında 36 bin yıllık bir geçmişin izlerini sürdü.
KADİM TİCARETİN MERKEZİ
Araştırmacılar, bölge genelinde 6 mağara, 43 obsidyen atölyesi ve 3 büyük obsidyen kaynağı tespit etti. Nemrut Dağı’ndan çıkarılan obsidyen taşları, binlerce yıl boyunca sadece yerel ihtiyaçları karşılamadı. Bu taşlar; Mezopotamya, Anadolu ve Kıbrıs’a kadar uzanan devasa bir ticaret ağının ham maddesi olarak kullanıldı. Bulunan 2 bin 300 parça arasında el baltalarından ok uçlarına kadar çok sayıda kesici ve delici alet, tarih öncesi insanın yaşam tarzına dair önemli veriler sundu.
MAĞARALAR TARİH ANLATISINI DEĞİŞTİRİYOR
Çalışmalar kapsamında tescil başvurusu yapılan Mazik Mağarası, bölgedeki yerleşim tarihine dair en güçlü kanıtları barındırıyor. Tunç, Demir ve Orta Çağ’a ait izlerin de bulunduğu mağara, binlerce yıldır farklı medeniyetlerin neden bu bölgeyi tercih ettiğini açıklıyor. 2026 yılından itibaren Süphan Dağı çevresine genişletilecek olan projeyle, tarih öncesi ticaret yollarının tüm detayları gün yüzüne çıkacak. Bu bulgular, Bitlis’in sadece bugünün değil, insanlık tarihinin de en eski üretim merkezlerinden biri olduğunu kanıtlıyor.