Danıştay saldırısı faili Alparslan Arslan'ın babası İdris Arslan, oğlunun olayla ilgisi olmadığını savunarak FETÖ bağlantılarının araştırılması gerektiğini söyledi. Arslan, oğlunun cezaevinde hayatını kaybetmesine kadar geçen süreçte masum olduğunu savunduğunu belirterek dosyanın yeniden açılmasını talep etti.
Oğlumun masumiyetine inanıyorum
İdris Arslan, oğlunun duruşmalar sırasında kendinde olmadığını ve sağlıklı bir savunma yapamadığını iddia etti. Mahkeme başkanlığına dilekçe vererek oğlunun koruma altına alınmasını istediğini ancak bu taleplerinin karşılık bulmadığını ifade etti. Arslan, oğlunun cezaevindeki görüşmelerinde sürekli olarak suçsuz olduğunu vurguladığını dile getirdi. 17 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleşen saldırıda Danıştay 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetmiş, dört kişi ise yaralanmıştı. Saldırının faili olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Alparslan Arslan, 16 Şubat 2023 tarihinde tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulunmuştu.
FETÖ bağlantısı ve kamera kayıtları
Baba Arslan, saldırı öncesinde oğlunun Fethullah Gülen'in akrabalarıyla görüştüğünü öne sürdü. Avukat Kemalettin Gülen ile yapılan görüşmelerin mahkeme sürecinde de gündeme geldiğini hatırlatan Arslan, bu ilişkinin derinlemesine araştırılması gerektiğini savundu. Olay günü Danıştay binasındaki kamera kayıtlarının kapalı olmasını veya silinmesini şüpheli bulduğunu belirten Arslan, bu durumun olayın dışarıdan göründüğünden daha karmaşık olduğunu gösterdiğini ifade etti. Arslan, elinde kesin bir veri olmadığını ancak devletin bu bağlantıları ortaya çıkarması gerektiğini vurguladı.
Tetiği başkası mı çekti
İdris Arslan, saldırının diğer faillerinden Osman Yıldırım ile yaptığı görüşmeye de değindi. Yıldırım'ın kendisine devlet güvencesi verilmesi durumunda konuşabileceğini söylediğini iddia eden Arslan, oğlunun bir kuyuya atıldığını savundu. Faili meçhul dosyaların yeniden açılmasının umut verici olduğunu belirten baba Arslan, kendi oğlunun dosyasının da bu kapsamda tekrar ele alınmasını beklediğini söyledi. Arslan, tetiği çekenin başkası olduğunu ve gerçek faillerin ortaya çıkarılması için hukuki sürecin yeniden başlaması gerektiğini yineledi.