DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında ülkedeki ve bölgedeki güncel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “umut hakkı” çağrısını hatırlatarak, bu çağrının muhatabının iktidar olduğunu ve beklenen adımların gecikmeden atılması gerektiğini vurguladı.
GÖZALTILAR VE İŞÇİ HAKLARI KONUSU
Bakırhan, toplantıda sabah saatlerinde bazı sol örgütler ve kurumlara yönelik gerçekleştirilen operasyonlara değindi. Yaklaşık 100 kişinin gözaltına alındığını belirten Bakırhan, gözaltılar arasında Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Başkanı Murat Çepni ve DEM Parti Parti Meclisi üyesi Emin Orhan’ın da bulunduğunu söyledi.
Ekonomik koşulların grevleri artırdığını kaydeden Bakırhan, özellikle Migros depo işçileri başta olmak üzere tüm işçilerin haklarını desteklediklerini ifade etti.
SURİYE VE ROJAVA KONUSUNDAKİ DEĞERLENDİRMELER
Bakırhan, Suriye’de Kürtlere yönelik saldırılar ve uluslararası gelişmelere de değindi. Halep’te Kürtlerin yaşadığı mahallelerde başlayan saldırıların kitlesel göçe ve kuşatmaya dönüştüğünü belirtti. Dünyanın çeşitli yerlerinde Rojava’ya destek eylemlerinin düzenlendiğini hatırlatan Bakırhan, Paris Mutabakatı’na da işaret ederek, “Kürtler, komploların ve dışlanmaların yinelenmesine artık tahammül etmeyeceğini gösterdi,” dedi.
Bakırhan, Kürtlerin bulundukları ülkelerde eşit yurttaş olarak yaşama, dilini konuşma, kimliğini ifade etme ve kültürünü koruma taleplerini sürdürdüğünü söyledi. Bu taleplerin bastırılmasının kalıcı barış sağlamayacağını ve nesiller boyu sürecek çatışmalara yol açacağını vurguladı.
KADEMELİ ENTEGRASYON VE YERİNDEN EDİLENLERİN GERİ DÖNÜŞÜ
Bakırhan, Suriye’de ilân edilen kademeli entegrasyon sürecinin demokratik dengeyi güçlendireceğini ifade etti. Afrin ve Serêkaniyê başta olmak üzere yerlerinden edilenlerin en kısa sürede kendi topraklarına dönmelerinin önemine değindi. Ayrıca Kürtlerin idari statüsü ve ana dilde eğitim hakkının, birleşik bir Suriye’nin teminatı olabileceğini belirtti ve sürecin müzakerelerle ilerlemesi gerektiğini ekledi.
KÜRTLERİN ULUSAL BİRLİK İHTİYACI VE İÇ BARIŞ
Kürt siyasetinin önünde ulusal birliğin tesis edilmesinin büyük bir sorumluluk olarak durduğunu belirten Bakırhan, Türkiye’de artan toplumsal kutuplaşma ve yükselen ırkçılığa dair endişelerini dile getirdi. Bir hemşirenin saçını ördüğü için gözaltına alınmasını örnek veren Bakırhan, kamusal alanda ve sosyal medyada Kürtlere yönelik nefretin ve linç girişimlerinin yaygınlaştığını, buna karşı yeterli hukuki ve siyasi tepkinin gösterilmediğini söyledi.
Bakırhan, “Hem Kürtlerle iç barış sağlamaya çalışmak hem de ırkçılığın yayılmasına göz yummak ciddi bir çelişkidir ve bu çelişkinin giderilmesi iktidarın görevidir. Kimlik, dil ve kültürün tanınması ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi, insanların güvende hissetmesinin en temel yoludur,” ifadelerini kullandı.
UMUT HAKKI VE İKTİDARIN SORUMLULUĞU
Son olarak Bakırhan, Bahçeli’nin sözünü ettiği “umut hakkı”nın, kayyım sisteminin sona erdiği ve siyasi tutukluların özgürlüğüne kavuştuğu bir Türkiye’de anlam kazanacağını belirtti. “Bahçeli’nin bu değerli tespitleri için sorumluluk almak ve harekete geçmek artık iktidarın elindedir,” diyerek sözlerini tamamladı.