Amedspor

Amedsporlu hukukçulardan TFF’ye sert tepki: Bu sevk hukuka aykırı

Amedsporlu Hukukçular Derneği, TFF’nin “ideolojik propaganda” gerekçesiyle yaptığı sevk kararının hukuki belirlilik ve ifade özgürlüğü ilkeleriyle çeliştiğini savundu.

Abone Ol

Amedsporlu Hukukçular Derneği, Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) 1 Şubat 2026 tarihinde oynanan AMED Sportif Faaliyetler – Adana Demirspor Trendyol 1. Lig maçına ilişkin aldığı sevk kararını eleştirdi. Dernek, “ideolojik propaganda” gerekçesiyle AMED Sportif Faaliyetler Kulübü ile futbolcu Çekdar Orhan’ın Futbol Disiplin Talimatı’nın 42. maddesi kapsamında Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilmesinin hukuk ilkeleriyle uyumlu olmadığını savundu.

HUKUKİ ELEŞTİRİ KAVRAMI

Dernek açıklamasında, “ideolojik propaganda” kavramının disiplin talimatında açık ve öngörülebilir şekilde tanımlanmadığı ifade edildi. Bu durumun hukuki belirlilik ve kanunilik ilkeleri açısından sorun oluşturduğu belirtildi.

Açıklamada, disiplin hukukunda bireylerin hangi eylemin hangi yaptırımı doğuracağını önceden bilmesi gerektiği vurgulanarak, aksi durumda keyfi uygulamaların ortaya çıkabileceği ve adil yargılanma ile ifade özgürlüğü haklarının zarar görebileceği görüşü paylaşıldı.

“İDEOLOJİK PROPAGANDA” DEĞİL

Dernek, Amedspor taraftarlarının Rojava konusundaki hassasiyetinin “ideolojik propaganda” olarak değil, insani bir duyarlılık olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca spor alanlarının toplumsal tepkilerin tamamen susturulduğu alanlara dönüşmesinin sporun birleştirici yönüyle çelişebileceği belirtildi.

AİHM KARARINA YAPILAN ATIF

Açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonu’nun daha önce Amedspor futbolcusu Deniz Naki hakkında aldığı benzer kararların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından hak ihlali kapsamında değerlendirildiği hatırlatıldı. AİHM’in 48924/16 başvuru numaralı kararının federasyonlar açısından önemli bir hukuki uyarı niteliğinde olduğu ifade edildi.

SEVK KARARLARININ GERİ ALINMASI ÇAĞRISI

Amedsporlu Hukukçular Derneği, ilgili sevk kararlarının geri çekilmesi çağrısında bulunarak disiplin hukukunda belirlilik, ölçülülük ve ifade özgürlüğünü esas alan bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini dile getirdi. Açıklamada spor ve hukuk alanlarının itibarının, öngörülebilir ve adil uygulamalarla korunabileceği vurgulandı.